Insanlar zamanın %99.9999'unda yoktu, evrenin %99.99999'den fazlası boş, bize gelene kadar çok fazla yok oluşlar olmuş (göktaşları, vulkanlar vs.). Halen evrenin bize yönelik bir amacı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Peki bağırsaktaki bakteri olsaydınız, insanların amacı bize ideal havasız bir yaşama ortamı sağlamak olduğunu mu düşünürdünüz ?
Hep överiz toplumumuzu "ne kadar dindarız, ne kadar geleneksel değerlerimize sahip çıkıyoruz" diye. Dine sıkı sıkı sarılırız ve ondan taviz vermenin büyük çöküşü getireceği gibi komplo teorileri üretiriz...
Peki hiç dürüstçe kendimize sorduk mu nasıl oluyor da ateist oranının inançlılardan daha yüksek olduğu kuzey avrupa ülkelerindeki insanlar bizden çok daha düşük suç oranlarına ve insan hakları ihlallerine, bizden daha yüksek toplumsal refaha, ekonomik ve teknolojik kalkınmışlığa sahip olabiliyorlar?
Konuşmanın tamamı: http://www.youtube.com/watch?v=XQyFRYCttyY
Bizler Türkiyeli ateistler olarak dinlerin, insanların geçmiş zamanlardaki doğayı anlama ve anlamlandırma çabası olduğunu ve herhangi bir objektif kanıta dayanmayan bu doğaüstü iddialara şartlanmışlığın aşılması gerektiğini düşünüyoruz.
Dinlere ve diğer doğaüstü kavramlara inanmasak da bizler her bireyin inanç özgürlüğüne saygı duyuyoruz. İnanç özgürlüğüne saygı duymamız onları dinlerinin/inançlarının gereklerinden alıkoyma gibi anti demokratik eylemleri kınadığımız ve bundan kaçındığımız anlamına geliyor. Ancak inanç özgürlüğüne saygı duymak, inançlara koşulsuz saygı göstermek demek değildir. Bu ikisi çoğu kez inançlı insanlar tarafından karıştırılmakta ve "herkesin dinlere saygı duyma şartı" gibi ifade özgürlüğünü engelleyici yöntemlere başvurulmasına sebep olmaktadır.
Dinler birer felsefi düşüncedir ve bizler hiçbir düşünceye koşulsuz saygının dayatılmaması gerektiğine inanıyoruz. Bir başka deyişle dinlerin de diğer düşünceler gibi normale indirgenip tartışılması, sorgulanması gerektiğini düşünüyoruz. Bizler söylemlerimizle insanları değil, düşünceleri hedef alıyoruz çünkü düşüncelerin değil, insanların haklara sahip olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla hiç kimsenin "dini inancıma hakaret edildi, mağdurum" deme hakkının olmadığını düşünüyoruz. Eğer inandığınız şeylerin eleştirilmesinden ve doğru kabul ettiklerinizin sarsılmasından endişe ediyorsanız, ateist içerikli yazı ve medya unsurlarını takip etmeyiniz. Buna herkesin gücü yetmektedir, kimse kimseye zorla bir şey izletmiyor.
Eğer ateizmin ne olduğunu merak ediyor ve ateizmin dayanakları konusunda bilgi sahibi olmak istiyorsanız şu yazı dizisini öneririz: http://www.ozgurdusuncehareketi.org/biz-kimiz/
****
TAKİP EDİN:
FACEBOOK: https://www.facebook.com/greenernautilus
TWITTER: https://twitter.com/GreenerNautilus
BLOG: http://greenernautilus.tumblr.com/
****
Royalty free music by: http://www.neosounds.com/
"Greek gods part 1" image by ~bodiechan
http://bodiechan.deviantart.com/art/Greek-Gods-Part-1-142325383
Bu videoda dinden çıkanların öldürülmeseydi islamın yok olmuş olacağını ve dinden çıkanların, zina yapanların katiller ile eş tutulup öldürülmesi gerektiğini hadislerle açıklıyor.
Dinlerdeki ahlak anlayışını ayetlerle gözler önüne seren süper bir yapıt. Dinlerde ne isterseniz var aslında, kölelik, insan kaçırma, tecavüz, hayvanlara işkence, bebeklerin katledilmesi, insan kurban, katliam ve ölüm. Güzel ahlak sizce gerçekten tanrıdan mı geliyor ? İzleyin ve tekrar düşünün.
EXTRAIT du Clip de TIBET 2008 !
Les artistes ensemble se sont réunis bénévolement pour chanter pour la bonne cause.
Téléchargez TIBET 2008 (Format MP3 sans DRM) sur iTunes, Starzik ou Fnacmusic.com >
http://www.fnacmusic.com/album/bdaba530-c158-4353-b3d2-c2e463ddcd25.aspx
Prix du MP3 : 0.99€, au profit des associations humanitaires :
- La maison des himalayas (Pour la construction d\\\'un centre pour handicapés tibétains et indiens)
- Graines d\\\'avenir (Pour le parrainage d\\\'enfants tibétains exilés)
Les artistes ensemble :
- Renaud SIRY
- Didier BARBELIVIEN
- Gérard PALAPRAT
- Pierre GROSCOLAS
- Fred ZEITOUN (France 2 \\\Télématin\\\ \\\C\\\'est au programme\\\...)
- Fabienne THIBEAULT (Starmania...)
- STONE
- Mario D\\\'ALBA (Comédies Musicales, Mise en scène Beatles Story...)
- FRAMBOISE (Starmania, La bande à Basile, Patrick Sébastien)
- Alain CHANONE (Film \\\Quand j\\\'étais chanteur\\\ avec G. Depardieu)
- Morgan ROYER (Vainqueur \\\graines de stars\\\ M6)
- René JOLY (Starmania, disque de platine avec \\\Chimène\\\...)
- Tenzin GÖNPO (Chanteur/Musicien Tibétain, Star de la Musique Tibétaine de part le monde)
La Star Academy
La troupe de Fame
Auteurs/Compositeurs :
Renaud SIRY, Gérard STERN, Patricia DORÉ
EXTRAIT du Clip de TIBET 2008 !
Les artistes ensemble se sont réunis bénévolement pour chanter pour la bonne cause.
Téléchargez TIBET 2008 (Format MP3 sans DRM) sur iTunes, Starzik ou Fnacmusic.com >
http://www.fnacmusic.com/album/bdaba530-c158-4353-b3d2-c2e463ddcd25.aspx
Prix du MP3 : 0.99€, au profit des associations humanitaires :
- La maison des himalayas (Pour la construction d'un centre pour handicapés tibétains et indiens)
- Graines d'avenir (Pour le parrainage d'enfants tibétains exilés)
Les artistes ensemble :
- Renaud SIRY
- Didier BARBELIVIEN
- Gérard PALAPRAT
- Pierre GROSCOLAS
- Fred ZEITOUN (France 2 "Télématin" "C'est au programme"...)
- Fabienne THIBEAULT (Starmania...)
- STONE
- Mario D'ALBA (Comédies Musicales, Mise en scène Beatles Story...)
- FRAMBOISE (Starmania, La bande à Basile, Patrick Sébastien)
- Alain CHANONE (Film "Quand j'étais chanteur" avec G. Depardieu)
- Morgan ROYER (Vainqueur "graines de stars" M6)
- René JOLY (Starmania, disque de platine avec "Chimène"...)
- Tenzin GÖNPO (Chanteur/Musicien Tibétain, Star de la Musique Tibétaine de part le monde)
La Star Academy
La troupe de Fame
Auteurs/Compositeurs :
Renaud SIRY, Gérard STERN, Patricia DORÉ
Dünyada millete ahlak bekçisi kesilen müminler ne kadar da ikiyüzlüler. bu arada bu arap şeyhin dediklerini kuran ayetleri ve hadisler doğruluyor. bilmeyenlere duyrulur. ilerde bunun üzerine bir video hazırlayacağız.
bu videoun aslına şu linkten ulaşabilirsiniz:
http://www.youtube.com/watch?v=_3HIOCZbDf4
2009'da TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi'ndeki Darwin skandalından (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/111...) sonra başlayan evrim tartışmaları ekranlara da yansımıştı. Celal Şengör ise jeoloji profesörü olmasına rağmen ilahiyat öğrencilerinin bilim ve evrim karşıtı (daha doğrusu ezberleyip geldikleri) sorularına ustalıkla cevap vermişti.
Programın başlarında Şengör'ün insanın evrimini anlatma çabalarına rağmen, soru-cevap bölümüne gelindiğinde eğitim sisteminin kurbanı bir neslin Dunning-Kruger sendromundan nasıl nasiplendiğine tanık olduk. Bu kısımdaki genç de konuyla ilgili en ufak bir bilgisi olmamasına rağmen bir bilim insanına kafa tutmak için ezber bellediği soruları kendinden çok emin bir şekilde soruyor ve sorularına tek tek cevap geldikçe daha da hırslanıyor. Konuyu öğrenmek ve anlamak için sormadığı çok açık değil mi? O salonda kulaklarını gerçeklere kapatmış kitlenin toplumun çoğunluğunu oluşturması da bir o kadar acı değil mi? Anlamaya ihtiyaç duymuyoruz, çünkü bize ezberletilenlerin güvenilir alanında olmak rahatlık veriyor. Gerçekleri anlamak içinse ayrı bir efor sarfetmek ve o konforlu alanı aşmak gerekmekte.