Insanlar zamanın %99.9999'unda yoktu, evrenin %99.99999'den fazlası boş, bize gelene kadar çok fazla yok oluşlar olmuş (göktaşları, vulkanlar vs.). Halen evrenin bize yönelik bir amacı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Peki bağırsaktaki bakteri olsaydınız, insanların amacı bize ideal havasız bir yaşama ortamı sağlamak olduğunu mu düşünürdünüz ?
Allah'a inanıyorsunuz. Peki hiç diğer tanrıları incelediniz mi ? Hangi diğer tanrı demeyin ? Bu videoyu izleyin ve kendi doğru tanrınızı seçin, yoksa bu işte bir terslik mi var ? İzleyin ve karar verin.
Müzik: http://www.youtube.com/watch?v=f7mJJ8yrR9Q
Kaynak: http://www.godchecker.com/
Profesör jeolog Celal Şengör'ün bakış açısıyla bilimin güzelliği.
Yabancı bilim insanlarının bu tip videoları vardı. Bende neden önemli Türk bilim insanlarımızın olmasın diye böyle bir çalışma yaptım. Umarım beğenirsiniz.
Bilim Karşısındaki Engelleri Aşmak (Break the Science Barrier) - Bölüm 1
Richard Dawkins bilim alanında tanıdık bir isim. Çok satan bir dizi kitabı, Gen Bencildir, Kör Saatçi ve Olasılıksızlık Dağına Tırmanmak (Kuzey Yayınları tarafından Türkçe'ye çevriliyor) ile evrim hakkındaki bakışımızı değiştirdi. Bu yıl (1995) Bilimin Halkça Anlaşılması kürsüsünün ilk Oxford'lı profesörü oldu. Şimdi de bilime bakışımızı değiştirmek istiyor.
Bu çok ağır bir top. Gerçek bir gülleden daha ağır çünkü dayanıklı kurşundan yapıldı. İnsan kafasından on kat daha ağır. Şimdi sizden istediğim bu noktaya doğru gitmeniz, topu burnunuza doğru tutmanız. Topu bırakın ve aynı noktada durun. Newton'ın enerji korunumu kanunu nedeniyle bu topun burnunuzun ucunda aniden durup size zarar vermeyeceğinden emin olabilirsiniz. Şu anda bu deneye katılmak isteyen gönüllü var mı?
O halde kendim yapmak durumundayım.
Asıl sorun bilimin doğal hayatımızın bir parçası olmamasıdır. Hepimiz bu deneyde bir tehlike olmadığını bilmeliyiz. Bilimin bize böyle söylediğini bilmeliyiz. Ancak belli ki hepimiz böyle yapmıyoruz. Benim bu programdaki amacım ise bilimin hayatımızda neden önemli bir yer tutması gerektiğini göstermek.
Bilime sırtımızı döndüğümüz ve bilim karşıtlığını kucakladığımız an, yüzyüze kalacağımız tehlikeleri göstermeyi umuyorum. Ve bilimin ne yapabileceğini anlamadan alacağımız riskleri...
Başlamak için en uygun yer her şeyin başlangıcına gitmek olacak. Evrenin kökeni hakkında bilmediğimiz çok şey var ve araştırmaya devam etmeliyiz. Fakat evrimsel yaşamın büyük resmi hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkmıştır.
Dünya yaklaşık 4.5 milyar yaşında. Ve kısa bir süre sonra, ilk bir milyar yılda ilk canlı hücreler ortaya çıktı ve bunun ardından hepimiz türedik, tüm bitkiler, tüm hayvanlar, tüm insanlar...
Bu kanıtlanmış bir olgudur. Tüm canlılar hepimiz kuzeniz. Bilim insanları bunu, dünyanın düz değil, yuvarlak olması veya Dünya'nın diğer şekilde değil de Güneş'in etrafında dönmesi gibi kabul ederler. Buna inanmamak gülünç olur.
Pek çok hayvan (buna biz insanlar da dahiliz) problem çözme yetisine sahipler. Beyinlerini kullanmayı ve düşünmeyi gerektiren pek çok bilmecenin altından rahatlıkla kalkıyorlar. Ancak bugün hala ilkel inançlardan doğan bir söylem almış başını gidiyor: "Hayvanlar düşünemez, Allah aklı sadece insana bahşetmiştir."
Kendimizi üstün görme anlayışına sahip olduğumuz ne yazık ki bir gerçek. Bu durum akrabalarımızın ve diğer canlıların başarılarını hep gözardı etmemize ya da önyargıyla yaklaşmamıza sebep oluyor. Sadece primatlar değil pek çok türden canlı bugün düşünmelerini gerektiren zeka problemlerinin üstesinden ustalıkla geliyorlar.
Mısırlı gazeteci ve program sunucusu İbrahim İssa, ülkemizde bile yapılamayanı yapıp, IŞİD'in gerçekleştirdiği vahşice eylemlerin İslam'ın ta kendisinden kaynaklandığını söylüyor. Umarım bu, kendisini son görüşümüz olmaz!
Graham Bell telefonu icat etti, Lidya' lılar para diye bir nesne soktular hayatımıza, Kabil ise kardeşi Habil' i öldürerek ilk cinayeti işlemiş oldu. Şu zamana kadar bir çok yer keşfedildi, bir çok icat ve buluş hayatımıza girdi ve bir çok olgu tarih boyunca bilincimize yerleştirildi. Peki hiç düşündünüz mü ? Yalan Nasıl Keşfedildi diye ? Ricky Gervais'in dinlere karşı büyük bir ironi içeren filmi. YALANIN İCADI!
Bilimi, gerçekleri anlatmak suç değildir. Biyolojinin temeli olan evrim, hak ettiği şekilde müfredetta yer almalıdır. Bugün bunu yapanlara yarın, dünya düz diyenlere gülündüğü gibi gülünecektir.
#EvrimiSavunuyorum
https://www.youtube.com/results?q=%23EvrimiSavunuyorum
2017 Renault Zoe
Renault has introduced a new Z.E. 40 battery for ZOE. At the same, ZOE owners can benefit from a range of new connected services and equipment upgrades. Order books for the new ZOE line-up are open. The new ZOEs fitted with the new Z.E. 40 battery are made at Renault's Flins plant in France and will be available for delivery before the end of 2016.
Double the range for even longer journeys
As the pioneer of all-electric mobility and Europe's number one seller of electric vehicles, Renault has stepped up its innovation programme and the deployment of its Zero Emissions strategy.
Fitted with the new Z.E. 40 battery, the Renault ZOE now delivers a record NEDC driving range of 400km, which is twice the distance delivered by the model at the time of its original launch.
The new Z.E. 40 battery has a real-world range of 300 kilometres in urban or suburban areas, for example.
The range permitted today by the ZOE is the longest of any mainstream all-electric vehicle and motorists can take advantage of this step forward now.
The ZOE is the best-selling electric vehicle in Europe and provides a real alternative to internal combustion-engine cars, since average daily commuting distances are well within the ZOE's capabilities.
The new battery removes the final psychological barrier that stands in the way of buying an electric car since ZOE users can now travel further and enjoy a wider variety of driving situations without worry about charging. This makes weekend trips a real possibility.
The Z.E. 40 battery's charging rate is similar to that of the standard battery, so 'topping up' doesn't take long at all. For example, just 30 minutes are required on average to charge the battery for an extra 80 kilometres of driving range when plugged into one of the many public charging points in operation in Europe. The ZOE continues to be equipped with the Quick Charge function to take full advantage of the maximum capacity of fast charging points located predominantly along motorway corridors.
An innovation that doubles battery capacity with no increase in size
The ZOE's new Z.E. 40 battery boasts 41kWh of useful energy, equivalent to almost double the storage capacity of the ZOE's standard battery (22kWh of useful energy).
Developed in close partnership with LG Chem, the battery uses high-energy density lithium-ion technology.
Renault and LG engineers have succeeded in increasing storage capacity without making the battery any bigger or a lot heavier. It was optimised by working on the chemistry of the cells in order to increase their energy density, rather than stacking additional battery modules, a commonly used technique.
This major new technology has been developed while ensuring the battery's reliability or safety.
The battery's large storage capacity ensures longer range for the ZOE thanks to the meticulous work that went into integrating the battery in the vehicle. The electronic management system of the battery optimises the ZOE's energy use on the move, while the new air circulation system maintains the temperature of the ZOE's battery at a constant level, making the car economical to run in very hot or very cold weather.