Hep överiz toplumumuzu "ne kadar dindarız, ne kadar geleneksel değerlerimize sahip çıkıyoruz" diye. Dine sıkı sıkı sarılırız ve ondan taviz vermenin büyük çöküşü getireceği gibi komplo teorileri üretiriz...
Peki hiç dürüstçe kendimize sorduk mu nasıl oluyor da ateist oranının inançlılardan daha yüksek olduğu kuzey avrupa ülkelerindeki insanlar bizden çok daha düşük suç oranlarına ve insan hakları ihlallerine, bizden daha yüksek toplumsal refaha, ekonomik ve teknolojik kalkınmışlığa sahip olabiliyorlar?
Konuşmanın tamamı: http://www.youtube.com/watch?v=XQyFRYCttyY
Kişinin mensub olduğu din -ezici çoğunluk için- özgür bir tercih midir, yoksa çevresinden devraldığı sosyal gerçekliğin bir parçası mı? Herhangi başka bir dinin egemen olduğu bir coğrafyada o dine mensup insanların çocuğu olarak dünyaya gelseydiniz de yine şimdiki dininizi mi seçerdiniz? Dünya insanlığının çoğunluğunun ''Hak Din''e mensup olmayışında nasıl bir ilahi hikmet var dersiniz? Kendi yarattığı insanların büyük çoğunluğunu yanlış coğrafyada doğdu diye ebedi cehennemde cezalandıracak bir Tanrı anlayışı, adalet algınıza uyuyor mu?
http://www.turandursun.com/forumlar
http://www.turandursun.com
http://www.mucizeyalanlari.com/
http://www.evrimteorisi.org
http://www.turandursun.net
http://www.facebook.com/pages/Turan-Dursun/174422300551?v=wall
Insanlar zamanın %99.9999'unda yoktu, evrenin %99.99999'den fazlası boş, bize gelene kadar çok fazla yok oluşlar olmuş (göktaşları, vulkanlar vs.). Halen evrenin bize yönelik bir amacı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Peki bağırsaktaki bakteri olsaydınız, insanların amacı bize ideal havasız bir yaşama ortamı sağlamak olduğunu mu düşünürdünüz ?
Eğer Allah gelecekte ne yapacağımızı daha gerçekleşmeden kesin olarak biliyorsa, verdiğimiz kararları gerçekten başka türlü verebilir miydik? Yoksa yalnızca bildiğimiz şekilde davranmak zorunda mıyız?
Bu videoda Allah’ın bilgisi, kader, özgür irade ve insanın seçimleri arasındaki ilişkiyi ele alıyorum. Konuyu sadece “Allah insanı zorluyor mu?” sorusuyla sınırlamak yerine; beynimiz, karakterimiz, çevremiz, inançlarımız ve sahip olduğumuz arzuların kararlarımız üzerindeki etkisini de sorguluyorum. ?
Ayrıca Kur’an’daki insanın dilemesi ve Allah’ın dilemesiyle ilgili bazı ayetlere değinerek, bu ifadelerin özgür irade açısından ortaya çıkardığı soruları inceliyorum. ?
Peki bütün bunların sonunda gerçekten “Ben seçiyorum” diyebilir miyiz?