Carl Sagan bu güzel çizimli animasyon ile insan oluşumunu anlatıyor. Hücre oluşumu, sudan karaya geçiş, dinazorlar, ilk memeliler ve maymunlar ve nihayet insanların ortaya çıkması. Basit ama çok güzel anlatımlı bir video.
Bir kişinin inançsız olmasında tuhaf hiçbir şey yok. Tuhaf olan dinci basının "Allah'ı DA yokmuş!" vurgusuyla Serra Yılmaz'ı hedefe almasının normal karşılanması (dinsizin sözlükteki ikinci anlamı "acımasız" olan bir toplumun zihninde de dinsiz diye nitelenen biri için hoş düşünceler oluşması beklenmez). Dinsizim diyenin boyu uzamıyor (ama dinsizliğin olumsuz algılandığı bir toplumda bunu milyonların önünde söylemek çok değerli), fakat siz ahlak anlayışınızın ne kadar sahte olduğunu benzeri kişileri sırf dinsiz oldukları için ahlaksız, acımasız, topluma zararlı insanlarmış göstererek defalarca kanıtlıyorsunuz.
http://www.haber7.com/guncel/haber/947610-serra-yilmazin-allaha-inanci-da-yokmus
HaberTürk'te yayınlayan "Kime Göre Neye Göre?" tartışma programında cesurca kimliğini savunan Pelin Batu "Bayrak taşır gibi din taşımıyorum, ateistim" dedi.
Günümüzde giderek daha çok aydın, sanatçı,gazeteci ve politikacı bir dine bağlı olmadığını medya aracılığıyla dile getiriyor.
Richard Dawkins gençlere yönelik olarak Evren, Dünya, canlılar ve diğer birçok konuya ilişkin sorulara bilimle cevap verdiği son kitabı The Magic of Reality'deki "İlk İnsan Kimdi?" adlı bölümde bahsi geçen, gözle görülemeyen evrimi (diğer bir deyişle bakteri ve virüslerdeki kadar hızlı görülmeyen) kavrayabilmemiz için bir düşünce deneyi gerçekleştiriyor. Evrim sürekli devam eden bir süreç. Bu yüzden milyonlarca yıllık bir ağaç üzerinde sadece belli duraklardaki dallara bakarak çeşitli isimler veriyoruz: Homo sapiens (modern insan), Homo erectus, Homo neanderthalensis gibi... Hepsi bu zincirin bir devamı olduğundan ilk insan kimdi sorusu da anlamını yitiriyor. Önce bebek, sonra çocuk, sonra yetişkin, en sonunda da yaşlanmamız gibi bu kesintisiz süreç hep devam ediyor ve bebeklik, çocukluk vs. diye adlandırdığımız, ancak kendimizde göremediğimiz bu aşamaları fotoğraf karelerine aldığımızda bir ayrım yapabiliyoruz ancak.
Kitap bir yayınevi tarafından henüz Türkçe'ye çevrilme aşamasında.
Bu konudaki kararı siz kendiniz verin:
Kalpleri vardır, bununla kavrayıp anlamazlar (Araf-179), yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kullakları olsun (Haç-46), kuranı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız (Isa-46),