El satélite DEIMOS-2, el primero español de muy alta resolución puesto en órbita el pasado 19 de junio, ha comenzado a captar sus primeras imágenes tan solo 12 horas de entrar en operación.
DEIMOS-2, lanzado desde la base de lanzamiento de Yasny (Rusia), ha sido desarrollado en un tiempo récord de tres años por Elecnor Deimos. Para la integración y posterior control de la misión DEIMOS-2, la compañía ha creado un innovador Centro de Integración y Operaciones de Satélites en Puertollano (España), completando así su presencia en toda la cadena de valor de las misiones espaciales.
Para ver el Multimedia News Release, vaya a http://www.multivu.com/mnr/71400573-elecnor-deimos-2-satellite-images
Diyanet'e bağlı fetva hattı olarak bilinen “fetva.diyanet.gov.tr” adresinden yayın yapan internet sitesinde "Bir babanın öz kızına şehvet duymasının hangi koşullarda haram hangi koşullarda haram olmadığına dair ilginç açıklamalar yapıldı. gün boyu gelen tepkilerin ardından, tartışma konusu olan yazı diyanetin resmi sitesinden kaldırıldı ve bunun haberini yapanlara dava açılacağı duyuruldu.
http://oolongmedia.ca/nos-services/creation-de-site-web/
Dans notre monde moderne où les gens passent de plus en plus de temps sur Internet, avoir un site Web pour une entreprise n’est plus une question, mais une nécessité. Pourtant il existe encore un certain pourcentage d’entreprise qui n’a pas encore de site Internet même si cela est presque aussi indispensable qu’avoir un numéro de téléphone. Souvent, c’est soit par manque de temps ou d’informations ou que le domaine du web n’est pas la tasse de thé des propriétaires. Dans cet article nous allons donner 10 raisons pour lesquelles toute entreprise devrait créer un site web, qu’elles soient en démarrage ou établis.
Bu videoda akıllı kargaların insan faaliyetlerini nasıl kendi avantajları için kullandıklarını görebilirsiniz. Ilginç olan bu kuşların bile kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçmediği ve yeşil ışığı beklediğidir. Bu kuşlardan öğreneceğimiz şeyler var anlaşılan.
Dos son compañía, tres son multitud y uno es el asesino. Triángulos amorosos y apasionados romances que se convierten en crímenes violentos no sólo ocurren en las telenovelas: suceden todos los días en la vida real y en ocasiones, resultan más extraños e inverosímiles que la ficción. Con intriga y suspenso, Discovery en Español investiga el lado oscuro del amor en su nueva serie PASIONES PELIGROSAS, que el canal transmitirá todos los lunes a las 10 PM E/P a partir del 30 de septiembre.
To view Multimedia News Release, go to http://www.multivu.com/mnr/63345-discovery-en-espanol-pasiones-peligrosas-itati-cantoral
Para celebrar el Día Nacional de las Hermanas el domingo pasado, la campaña Somos Fuertes de Milk Life anunció el nombramiento de las hermanas y primeras bailarinas internacionales Lorena y Lorna Feijoo como sus más recientes Embajadoras de la Fuerza. El programa Somos Fuertes está diseñado para unir a los hispanos de todo el país y animar a las familias en todos los rincones de la nación a que comiencen sus mañanas con un vaso de leche, lo que les ayuda a proporcionar la energía necesaria para alimentar su día.
Experimente aquí el comunicado de prensa multimedia: http://www.multivu.com/players/Spanish/7520652-somos-fuertes-milk-life-dia-nacional-de-las-hermanas/
Klişe bir laf ama adamlar uzaya araç gönderirken, İslam dünyasında hâlâ dünya düz mü değil mi diye tartışılması gerçekten trajik. Bu tartışma birçok müslümana bile saçma gelecektir eminim. Ancak konu din olunca ve her şeyin ölçütü kutsal kitaplar olarak görüldüğünde, gerçeklerin orada yazanlara uydurulması bilindik bir durum haline gelmekte. İşte bu sebeple, 1975 yılında Suudi Arabistan'ın en önemli din otoritesi kabul edilen Şeyh Abdul Aziz Bin Baz tarafından Dünya'nın düz olduğu fetvası verilmiş ve buna inanmayanların dinsiz kabul edilerek, cezelandırılması gerektiği bildirilmiştir. Bugün, ülkemizde, hadisleri baz alarak Adem'in dinozorlarla aynı dönemde yaşadığını ve 30 m. uzunlukta olduğunu söyleyen biyoloji profesörlerimiz varken, dünyanın düz olduğunu söyleyen uzmanlar hiçbir müslümanı da şaşırtmamalı. ("Kuran'da Dünya'nın düz olarak geçtiğini söyleyenlere itirazınız var da, evrim yalandır diyenlere niye yok?" diye bir soru yönlendirilebilir kendilerine.)
Şüphesiz buna inananlar sadece müslümanlar değil. 1956 yılında Britanya'da, Flat Earth Society (Düz Dünya Cemiyeti) adıyla, Dünya'nın düz olduğunu savunan ve bugün hala aktif olan bir organizasyon bile kuruldu. Bilim karşıtlığı hiçbir zaman popülaritesini yitirmiyor.
Konuyla ilgili olarak aşağıdaki kaynaklara bakmanızı da tavsiye ederim:
http://www.bilimfelsefedin.org/?p=377
http://suphecimelek.wordpress.com/2010/05/21/gunesin-battigi-yer/
http://www.mucizeyalanlari.com/gunesin-gidis-istikameti/
http://wikiislam.net/wiki/Flat_Earth_and_the_Qur%27an (İngilizce)
http://www.loc.gov/exhibits/world/images/s104.jpg (Zekeriya bin Mahmut el Kazvini'nin 16. yy'da Arapça'dan Türkçe'ye çevrilmiş astronomi kitabı Acaibul Mahlukat'tan alınan bu tasvirde, Dünya bir büyükbaş hayvanın üzerinde duran düz bir disk olarak tasvir ediliyor.)
there are unexpeced things frequently happen.( Max Phong, Poy Kim, Tuan Keyl, Bao Ho, Bao Duong) Written & Directed by Max Phong, Executive Producers Max Phong, Produced by Max Phong, Poy Kim CAST Max Phong-Pugilist, Poy Kim-musician, Tuan keyl, Bao Ho, Bao Duong ♦My Facebook: https://www.facebook.com/max.phong♦My Instagram: https://instagram.com/maxphongg/
Trop d’entreprises ont un site web avec un excellent Design, mais qui est très pauvre en contenu texte. Bien que le web soit devenu une plateforme où les gens ont un laps d’attention très bref et où les vidéos et les images ont de plus en plus de place, le contenu texte n’en reste pas moins à avoir encore une place capitale. Le contenu est encore Roi. Pour le référencement web dans Google, le contenu texte (articles, de pages de ventes, blogue…) reste encore une des solutions la plus efficace et la moins coûteuse.
Los atletas del equipo olímpico de Estados Unidos (Team USA) saben lo que se necesita para formar un campeón: toda una vida de determinación y entrenamiento, innumerables competencias, años de alimentar su cuerpo con los alimentos y bebidas adecuados y el inquebrantable apoyo de mamá y papá. En la actualidad, una nueva encuesta1 llevada a cabo entre más de 1,000 atletas estadounidenses olímpicos y paralímpicos, activos o ya retirados y también entre aspirantes, encontró que casi todos (nueve de cada 10) crecieron tomando leche en su camino hacia el escenario mundial. Ahora, a Milk Life Lo Que Nos Hace Fuertes le gustaría ayudar a alimentar al campeón que todos llevamos por dentro mediante la promoción “Levanta tu vaso, forma un campeón” (Raise A Glass, Build A Champion).
Los miembros del “Team USA” que participaron en la encuesta clasificaron una dieta saludable más que su intenso calendario de entrenamiento como un factor clave para su éxito. Ellos buscan la combinación adecuada de nutrientes para ayudarles a obtener lo máximo de su entrenamiento, y eso incluye proteína, tal como la proteína natural, de alta calidad, que se encuentra en la leche. De hecho, los Centros de entrenamiento olímpico de Estados Unidos sirven decenas de miles de galones de leche cada año a los atletas que se encuentran entrenando en los más altos niveles.
To view the multimedia release go to:
http://www.multivu.com/players/Spanish/7879051-milk-life-raise-a-glass/
Mustafa Öztürk anlatıyor.
(Talak 4)
Diyanet İşleri :
Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
Peygamberin Hz. Aişe ile evliliği :
Buhari hadis no : 1553
Ben altı yaşında bir kız iken Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikâh eylemişti. (Üç sene sonra) biz Medîne`ye hicret ettik. Hâris İbn-i Hazrec oğullarının menziline indik. Müteâkıben ben, sıtmaya tutuldum. Bu cihetle saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulduktan sonra) saçım gürleşti, uzayıp omuzlarıma döküldü. Bir kere ben, arkadaşlarımla berâber salıncakta oynarken annem Ümmü Rumân bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Beni ne edeceğini bilmiyordum. Annem elimi tuttu. Tâ evin kapısı önün (e geldiğimizde ora) da beni durdurdu. Ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum. Nihâyet soluğum biraz yatıştı. Sonra annem biraz su aldı. Onunla yüzümü, başımı sıvazladı. Sonra beni eve koydu. Evde Ensâr`dan birtakım kadınlar hazır bulunyordu. Bunlar bana: - Hayır ve bereket üzere geldin, hayırlı kısmet getirdin! di(ye alkışla) dılar. Annem beni bu kadınlara teslîm etti. Bunlar da benim kılığımı, kıyâfetimi düzlediler ve Resûlullah`a teslîm ettiler. Beni hiçbir şey sıkmadı. Ancak Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i habersiz görünce sıkıldım. (Resûlullah bir sedir üzerine oturmuştu. Yanında Ensâr erkeklerinden, kadınlarından oturanlar vardı. Beni Resûlullah yanına oturttu). Ensâr kadınları beni Resûlullah`a takdîm ettiklerinde ben dokuz yaşında bir kızdım.
Kategori
Kişiler ve Bloglar
Lisans
Standart YouTube Lisansı
55 Yorum
Varsayılan profil fotoğrafı
Herkese açık bir yorum ekle…
Richard Dawkins
Richard Dawkins tarafından sabitlendi
Richard Dawkins
9 ay önce (düzenlendi)
Kur'an Talak 4
Diyanet İşleri :
Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
Peygamberin Hz. Aişe ile evliliği :
Buhari hadis no : 1553
Ben altı yaşında bir kız iken Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikâh eylemişti. (Üç sene sonra) biz Medîne`ye hicret ettik. Hâris İbn-i Hazrec oğullarının menziline indik. Müteâkıben ben, sıtmaya tutuldum. Bu cihetle saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulduktan sonra) saçım gürleşti, uzayıp omuzlarıma döküldü. Bir kere ben, arkadaşlarımla berâber salıncakta oynarken annem Ümmü Rumân bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Beni ne edeceğini bilmiyordum. Annem elimi tuttu. Tâ evin kapısı önün (e geldiğimizde ora) da beni durdurdu. Ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum. Nihâyet soluğum biraz yatıştı. Sonra annem biraz su aldı. Onunla yüzümü, başımı sıvazladı. Sonra beni eve koydu. Evde Ensâr`dan birtakım kadınlar hazır bulunyordu. Bunlar bana: - Hayır ve bereket üzere geldin, hayırlı kısmet getirdin! di(ye alkışla) dılar. Annem beni bu kadınlara teslîm etti. Bunlar da benim kılığımı, kıyâfetimi düzlediler ve Resûlullah`a teslîm ettiler. Beni hiçbir şey sıkmadı. Ancak Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i habersiz görünce sıkıldım. (Resûlullah bir sedir üzerine oturmuştu. Yanında Ensâr erkeklerinden, kadınlarından oturanlar vardı. Beni Resûlullah yanına oturttu). Ensâr kadınları beni Resûlullah`a takdîm ettiklerinde ben dokuz yaşında bir kızdım.?
Die Deutsche Umwelthilfe (DUH) ist nicht dafür bekannt, allzu autofreundlich zu sein. Mit zahlreichen Vorschlägen für einen effektiveren Umweltschutz hat sie jedoch auch immer wieder Denkanstöße gegeben und wäre vielleicht erfolgreicher, wenn sie nicht häufig übers Ziel hinausschösse. So jetzt auch auf einer Presse-Konferenz in Berlin, wo die Testergebnisse von realistischen Verbrauchsmessungen bekannt gegeben wurden. Bei diesem Anlass erklärte nämlich Dr. Axel Friedrich, früherer Leiter der Abteilung Verkehr und Lärm im Umweltbundesamt: „Die Stadt ist für ein Treffen für Menschen und nicht für Autos gemacht. Bis auf die notwendigen Lieferverkehre, um die Stadt am Leben zu erhalten, sollte man das Auto aus den Innenstädten herausnehmen.“ Eine steile These von Dr. Friedrich, der bis auf die Schlagworte Parkraumbewirtschaftung und Spurenverringerung – die ja teilweise schon umgesetzt werden – allerdings keinen wirklich Vorschlag machte, wie die Mobilität ohne Individual-Verkehr aufrecht erhalten werden kann. Denn das Busse, die Straßenbahn oder die S-Bahn beim Personenverkehr weniger Raum benötigen, gilt nur, wenn diese Transportmittel gut gefüllt und nicht – teilweise – fast leer ihre Routen abspulen. Und sorgen erst recht nicht für ein Treffen der Menschen in einer Stadt, wenn diese öffentlichen Verkehrsmittel vor allem an Wochenenden nur in größeren zeitlichen Abständen verkehren. Zugegeben - leicht ist es nicht, die individuellen Bedürfnisse mit den Möglichkeiten des ja ohnehin sehr kostenintensiven ÖPNV zu kombinieren. Ganz abgesehen davon, dass ja nicht jeder Stadtbewohner es nur fünf oder zehn Gehminuten bis zur Haltestelle hat. Richtig an der These von Dr. Friedrich ist derzeit also nur die wiederum sehr alte These, dass etwas gegen die verstopften Innenstädte getan werden muss. Doch da müssen schon intelligentere Ideen als die Herausnahme der Autos aus den Städten auf den Tisch. Wäre ja unter anderem auch eine Aufgabe für die Deutsche Umwelthilfe, die sich nicht nur aus Spenden, sondern auch durch öffentliche Fördermittel finanziert.